4 Şubat 2012 Cumartesi

Küçüktüm, büyüdüm...



       İstemediğim zamanda, istemediğim yerde karşıma çıktın. İlk önceleri basit bir şakadan ibarettin. Gülüp geçtim sadece. Aşkı merak eden küçük bir kızdım; ama seni hiç öyle hayal etmemiştim. Saatlerinin tik taklarının çok fazla olduğu bir zaman dilimi geçti. Seni görmedikçe fark ettim ki, canım acıyordu. Sen yavaş yavaş şaka olmaktan çıkmıştın. Sana bakınca tüm insanlar ortamdan yok olurdu. Sadece sen ve ben kalırdık… Sen ve ben… Seni izlerdim. Hiç gülmezdin. Çok koyardı gülmemen. Tanrı sanki seninle benim bir araya gelmemi istiyordu. Ya da ben öyle sandım… Seni güldürmeyi her şeyden çok isterdim. Sonra bir kere güldün. Sen benim gördüğümü fark etmedin ama ben gördüm. Sen gülünce ben de gülmüştüm. Seni güldüren kişiyi hem kıskandım, hem de içimden teşekkürler yağdırdım. O an anladım… Küçük bir kız olmaktan çıkmıştım artık. O ağır duyguyu taşıyacak kadar büyümüştüm.


Sen fark etmezdin ama otobüste hep yanında dururdum. Kolumun sana değmesi için hep bileğimi bükerdim. Değince sana gülümserdim. Sıcaklığını hissetmek çok hoşuma giderdi. Sarılmak isterdim ama yapamazdım. Kokunu hissedecek kadar yakınlaşamadım hiç sana; ama gözlerini fark edecek kadar yakın olmuştum. Hatta bir ara 5 sn. kadar bakışmıştık hatırlar mısın?


Nereden hatırlayacaksın ki? Ne kadar aptalım… Sen hiç fark etmemiştin beni. Ben o kadar şeyler yaşarken sen sadece “Tanıyamadım…” demiştin. Kızamamıştım bile sana. O kadar sevmiştim… Ağır laflar ettin. 1 hafta nefret edebildim senden. Ya sonra? Sonra olmadı, tekrar sevdim. Her defasında lanet ettim. Neden çıktın ki karşıma dedim; ama olmadı vazgeçemedim.


Sen bana hep “Çok küçüksün.” dedin ya… Evet küçüktüm; ama inan ben senden önce küçüktüm. Sen ne zaman karşıma çıktın, ne zaman aşık ettin kendine, işte o zamanbüyüdüm…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder