29 Haziran 2011 Çarşamba

Benim biricik Orjin Röportajım :)

Biraz müzik…      
 ORJİN
İnsan olmak yetmiyor, yetmez zaten, Superman olmak lazım bazen J
*Orjin kim?
Grup 2004 yılında Tacettin Ecevit (vokal, gitar) ve Cahit Kılınçel'in (basgitar) yaptıkları müziğe Orjin ismini vermesiyle kuruldu. Bilge Kağan Etil'in (bateri) gruba dâhil olmasıyla şimdiki halini aldı. 3 tane şarkıları bulunmakta. Orjin’i facebook’tan www.facebook.com/orjin sayfasından; myspace’ten ise www.myspace.com/orjin sayfasından takip edebilir ve şarkılarını dinleyebilirsiniz. Konya'da başladıkları konser, demo ve bar programları Ankara'ya yerleşmeleriyle devam etti. Birçok festivalde ve bar programlarında sahne aldı. 2009 yılının başında demo kayıtlarını A.Okay Bilge prodüktörlüğünde Basstone Stüdyolarında yaptı aynı sene Rock’n Dark müzik yarışmasında Ankara bölgesinde Finale kaldı... 
Röportajı yüz yüze gerçekleştirmemiz olanaksız olduğu için, internet üzerinden gerçekleştirdik. Bu yüzden maalesef yan yana resmimiz yok. Röportaj isteğimizi geri çevirmedikleri için teşekkürler…
-İlk olarak Orjin nasıl kuruldu? Kurulma maceranız nedir?
Tacettin Ecevit: Cahitle ben,biz 7 yaşındayken tanıştık.Alt komşumuzdu.O zamanlar annelerimizin ev gezmelerine eşlik eder birbirimizin evine gittiğimizde masalara vurarak şarkı türkü söylerdik J .Grubun da kurulması gitarlarla tanışıp stüdyolara gitmeye başlayınca kaçınılmazmış zaten şimdi dönüp bakınca.Şimdi 20 yaşındayız ve bu geçmiş, çoğu zaman birbirimizin gözüne bakarak anlaşabilmemizi sağlıyor.Müzik adına özellikle sahne ve şarkı üretme aşamasında bir grup için bu harika bir şey.
-Grubun adı neden 'Orjin'?
-Cahit Kılınçel: Orjin, köken olarak orijinal anlamında. Bir şeyin kökeni, başlangıcı anlamında. Bizim de müziğe başlamamış bu grupla oldu. Buna da Orjin ismi uygun olurdu.
-Orjin'in müziğini nasıl yorumluyorsunuz?
-Bilge Kağan Etil: 3 kişilik gruplar genelde grunge veya punch ağırlıklıdır. Özellikle Türkiye de rock anlamında bunu dolu dolu icra edebilen grup hemen hemen yok gibi. Orjin elektronik altyapıyla beslenen ama bunu hiçbir zaman rock anlayışından uzaklaştırmayan bir sounda sahip. Tacettin’in gitar çalış tarzını zaten oldum olası hep farklı bulmuşumdur. Soloları kendine özgün. Zira Cahit'in bassı da Türkiye'deki rock gruplarına bakınca grup içinde farklı bir yere sahip. Bir amatör olarak görmüyorum onları. Böyle olunca ortaya farklı bir şeyler çıkartmak onlarla çok kolay. Farklı bir yere sahip benim için Orjin.
Cahit Kılınçel: Elektronik altyapı da demişken Bilge Kağan olmasa birçok şarkı farklı yerlere gidebilirdi. Çünkü elektronik kafası hep Bilge'den çıkmıştır. Böyle olunca herkes bir şeyler katıyor müziğe. Güçleniyor.
-Müzik yaparken kimlerden esinleniyorsunuz?
-Tacettin Ecevit: Farkında olmadan esinlendiğimiz birçok isim olmuş olabilir. Ama bizim fark ettiğimiz Kurban,Metallica,Duman ve Muse :)
-En beğendiğiniz müzisyenler kimler?
-Bilge Kağan Etil: Türkiye’de: Athena, Mor ve ötesi, Kurban, Duman, Manga. Bu 5 grup çok fena önderlik etmiştir Türk rock'ına. Dünya da Muse,Metallica,Placebo,Starsailor,Daft Punch ,Electro Delux.
-Rock'n Dark'a katıldıktan sonra hayatınızda nasıl değişikler oldu?
-Cahit Kılınçel: Gerçekten müziğimizi beğenen insanlar tanıdık. Yarışmayı kazanamadık. Ama jüri üyesi Ferman Akgül(Manga)'ün bizi beğenmesi ve desteklemesi Manga'yla beraber sahnelere çıkma fırsatı doğurdu. Yağmur Sarıgül(Manga) gibi çok değerli müzisyenlerle tanıştık. Son derece mütevazi ve dolu insanlar. Yarışma sürecinde de sonrasında da hep desteklediler. Müzik adına ufkumuzu yenilemiş, genişletmiş oldular hep. Müziğin ticari zayıflığının böylesine belirgin olduğu bir ülkede, müzik adına bir şeyler beklemek bir yarışma için imkânsızken, bence bundan daha iyisi de olamazdı. :)
-Şarkılarınızı dinledik, beğendik. :) Ama bunlarla yetinmek istemiyoruz. Eminiz siz de yeni bir şeyler yapmak istiyorsunuzdur. Var mı hiç yeni bir hazırlık? Albüm gibi mesela... :)
-Cahit Kılınçel: Albüm gelecek. Okullarımızın ağır olduğu zorlu bir dönemdeyiz. Tamamen odaklanabileceğimiz sağlıklı bir dönemi bekliyoruz. Yardımlarını esirgemeyen çok önemli müzisyenlerin varlığı bizi bu konuda cesaretlendiriyor. Bu süre zarfında beste yapıyoruz. Kendi bireysel demo kayıtlarımızı yapıyoruz. Soğumuyoruz.
- Rock müzisyenlerin zeki olduğunu biliyoruz ama isyankâr (!) tavırlarından dolayı okul hayatlarında pek başarılı değiller. :)) Peki, sizin üniversite hayatınız nasıl gidiyor? :) Hangi üniversite, hangi bölümde okuyorsunuz?
-Tacettin Ecevit: Üniversite hayatımız çok zorlu. :) Müzikle uğraşan biri müzikle uğraşmayan bir sınıf arkadaşından her zaman dersler adına bir adım geride olur. Çünkü en basitinden vakit harcar, öyle veya böyle kafası müzikledir sürekli. Biz bu bağlamda mutlu muyuz? Sonuna kadar :)

Cahit Kılınçel: Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği
Tacettin Ecevit: Süleyman Demirel Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği
Bilge Kağan Etil: Selçuk Üniversitesi Müzik Öğretmenliği
- Müzik için hiç büyük bir fedakârlık yaptınız mı? Yaptıysanız nedir?
-Tacettin Ecevit: Benim önceki bölümümü bırakmama sebep olmuştur.(Ankara Üniversitesi, Kimya) Sahne ve stüdyolardan derslere girmezdim. Finale girmeyip sahne için İstanbul'a atlayıp kaçtığımı bilirim. :) (Annem okumasın bunu J)
Cahit Kılınçel: Kız arkadaşlarımızla kavga sebebimiz olmuştur:)
Bilge Kağan Etil: Ailemizle kavga sebebimiz olmuştur :)
- Bugüne kadar verdiğiniz en güzel konser hangisi?
-Tacettin Ecevit: Gazi Üniversitesi şenliklerinde 39 bin kişiye çalmıştık. O güzeldi.
- Bugüne kadar gittiğiniz en güzel konser hangisi?
-Tacettin Ecevit: 2008 Ali Sami Yen de Metallica konseri güzeldi.
Bilge Kağan Etil: Erkan Oğur’un her konseri.
- Adana'ya hiç geldiniz mi? Geldiyseniz Adana hakkında ne düşünüyorsunuz? Yakın zamanda Adana'ya gelmeyi planlıyor musunuz?
- Tacettin Ecevit: Adana'ya hiç gelmedik. Organizasyon olduğu sürece gelmek isteriz. Okuldan yakın bir arkadaşım Adanalı. Sürekli çağırıyor. Merak etmiyor değilim. Şahsen de gelmek istiyorum.
- Son olarak röportajın bir okul dergisinde yayınlanacağını hatırlatarak, öğrencilere neler söylemek istersiniz? :)
-Tacettin Ecevit: Öncelikle teşekkür ederiz. Müzik adına can sıkıcı konulara değindik biraz farkındayım. Müzikle ilgilenmek isteyen veya ilgilenen arkadaşlara bu bir caydırıcı etmen olmasın. Ama ne olursa olsun zaman derslerinizi müziğin gerisinde bırakmamanızı tavsiye ederim. Dersler, bilgi, bilim her şeyin her zaman üstünde.
Cahit Kılınçel: Bir de malum Türkiye şartları :)


DİPNOT: Röportajın telif hakkı bana aittir adam olun. :D Bu benim kariyerimdeki ilk röportaj :P Ama bunu yapmamı sağlayan Orjin grubuna sonsuz teşekkürler...

26 Haziran 2011 Pazar

Hayaller gerçeğe dokunurken...

Onlar bir tane...


Hayatta sizin önem verdiğiniz ama başkalarının anlayamayacağı veya anlamak istemeyeceği şeyler vardır. Benim hayatım maNga'yı tanıdım tanıyalı değişti. Benim değişmemi sağlayan insanları tanımak istiyordum. Belki onları görünce cesur bir konuşma yapamayacağım ama bir teşekkür etmeliyim en azından yahu. Neyse tam bir buçuk sene 21 Mart 2010'dan beri dua ediyorum. İçimdeki bu istek hiç sönmüyor nolur tanışayım diye. Bu hayalim gerçek olacak 5 Temmuz'da. Buluşma hakkım var. Mutluyum kesinlikle. Bir insanın hayalinin gerçek olması kadar güzel bir şey yoktur sanırım. Kulisin pek de güzel olacağını düşünmemekle beraber buna da şükür diyorum sevgili dostlarım. 5 Temmuz günü beni Adanafan kadrosunun içinde manyak şekilde hareket ederken ve terlerken görebilirsiniz. Saat 12'den itibaren oradayız. ;) Bekleriz. Sağlıcakla kalınız. Tüm ayrıntıları aktaracağım. :)

13 Haziran 2011 Pazartesi

Bu kadar mı küçüldük ey Türk halkı?!

Söze nasıl, ne şekilde başlarım bilemiyorum. Benimle karşıt görüşlü olan bir sürü kişi var farkındayım. Umurumda değilsiniz bunu söylemeliyim. Benim bu kadar Kemalist olmamın nedeninden birisi de ailemin Kemalist olmasıdır. Küçüklüğüm babamın sürekli O'nu anlattığı zamanlarla dolu. O benim için liderden de öte, o benim babam gibi. Hiç tanışmadığım ama bana en değerli hediyeyi, bağımsız yaşayacak bir toprağı vermiş bir baba o. Ben onu hiç görmedim, tanımadım. Küçükken fotoğraflarına bakıp ağlardım. O'nu tanımadığım için hep çok üzülürdüm. İçimdeki sevgi asla eksilmedi. Ama uzun süredir ağlamıyordum. Biliyorum O bunu istemezdi. Savaşmamı ve asla bu vatanı sattırmamamı isterdi. Uzun süreden sonra ilk kez ağladım. Dün... Biliyordum onlar alacaktı bu seçimi ama bu kadar fazla oyla alacaklarını düşünmemiştim. (Hile var orası ayrı mevzu.) Oturdum ve sadece düşündüm. Geleceğimizi düşündüm. Sonra dolabımdaki O'nun fotoğrafını gördüm. Bakamadım O'na ilk defa. Utandım. Elimden bir şey gelmiyor, engel olamıyorum dedim içimden. Kendime kızdım. Ülkeden çekip gitmek istedi bir yanım ama hep Sen'i seven kısmım var ya o engel oldu bana. O kaçmamıştı savaştan. O kadar asker kaçmamıştı ölümden! Ne uğruna? Bir "VATAN" uğruna! O vatan kime emanet? "Türk Gençliğine"! Neredesin ey Türk Gençliği? Bu mu emanete sahip çıkışınız? O kadar insan bir hiç uğruna mı öldü? Yoktan var edilen vatanı böyle mi koruyoruz? Bir kömür, bir para uğruna mı satıyoruz bu vatanı? Bu kadar mı küçüldük, bu kadar mı çıkarcıyız? Bu kadar mı ACİZİZ? Asla kaçmayacağım. İsterlerse öldürsünler hep Ata'mın izinde olacağım. Affet Baba'cığım yine onlar aldı. Ama sonuna kadar asla alamayacaklar... Gözünüz arkada kalmayacak, kemikleriniz sızlamayacak. Rahatça uyuyabileceksiniz. Damarlarımda sizdeki asil kandan var o asla ucuz insanlardan olmayacağım... Milyonlarca evladından birisi...

9 Haziran 2011 Perşembe

Rockçıyız Ama Hava Bizde !

Bakınız Taylor Momsen ne kadar da hoşş!
İlk olarak yazıma o yeah diyerek başlamak istiyorum. Biraz önce çok fazla yemek yemiş bir halde Master Chief izliyordum. Ne alakaysa lan dedim conolar conoyuz ama para bizde diyor madem, rockçılar neleriyle hava atar? Düşündüm taşındım ve en muhteşem olduğumuz şeyin "hava" olduğunu fark ettim. Misal karşınızdan rockçı bir kişilik gelsin onun attığı havaya karşı koyamayıp bir dala falan tutunmak isteyebilirsiniz. Hele rockçı kızlar... File çoraplar, yırtık kotlar ve bluzlar hem çılgın hem de gayet ateşli giyinebiliyorlar. Bazıları ürkünç buluyor ama bir apaçi mi daha korkunç bir rockçı kız mı şimdi?(Cevabınız apaçiydi kesinlikle farkındayım:P) Aslında biraz daha düşündüm ve conolarda para var neden rockçılarda yok lan dedim. Aklıma geldi rockçılarda para olamaz! Misal ben elime geçen parayla albüm mü alacağım, tişört mü alacağım, konsere mi gideceğim? Aldığımız para yetmiyor ki anasını! Dedim neyse cono olmaktansa parasız olayım. Kaderime küstüm. Ama elbet güzel ve zeki bir insan bulunduğu gibi, rockçı ve zengin biri de bulunacak!! Esen kalın!! XOXO

Mezuniyetten Bıdılar. David Guetta Gelse İyi Kopardık

Uzunnn uykusuz geceler sonucunda(yalan mışıl mışıl uyudum) hangi kuaföre gideceğime karar vermiş bulunmaktaydım Daha önce hiç gitmemiştim, nasıl olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu ama Nursena varsa eğlence vardı. Annemle otobüse atladığımızla Nursena'nın yanına vardık. Kuaföre gittik. Zaten sıra falan yoktu. Saçıma düz fön çekerlerken annemin uykusu geldi ve içerideki ağda odasına geçip uyudu.(Öyle işte. O benim annem sonuçta.) Benim saçıma topuz, Nursena'nınkine maşa yapıldıktan sonra arabaya atladığımız gibi BARO'ya gittik.(Bu arada annem de uyandı eve vardı telaşlanmayın.) Herkes süslenmiş falan. Gayet şıktılar kendimi çok ezik hissettim açıkçası. Neyse maksat kopmak. Straplez elbiselerle oynamak çok zormuş onu fark ettim. DJ abi şişkoca hatta ne şişkosu lan obezitece bir şeydi. Karaoke yaparken falan çok sinirlendi bize. (Ses iğrençliğimizden olsa gerek.) Ancak çok eğlendik. David Guetta istedik ama olmadı işte. En çok "Waka waka" da koptuk ben S&M istiyordum ama. Sonuç olarak eve vardığımızda şunu fark ettim ki hala o okula sınıfa geri döneceğim gibime geliyor. Ve lise 1 bitene kadar bunun farkında bile olmayacağım sanırım. Henüz 3 sene olmasına rağmen çok fazla alışmışım onlara. Çok duygusala bağlamadan kapatıyorum muhabbeti. Gidin müzik dinleyin. Sevgilerimle PembeMezarlık.

6 Haziran 2011 Pazartesi

Kırmızı don anısına...

Balım ben ve annem alışverişte takılırken bir iç çamaşırı mağazasına girdik. Annem astar almaya çabalarken gözüm dantelli iç çamaşırlarına takıldı. Balım gidip yakından inceledi. Ben uzak durmayı tercih ettim. Yani bilirsiniz şeytan doldurur hem dışarısı erkek kaynıyor ben o tür kızlardan değilim cık yani. Ama sonra gözüme parlak ışıltılı kırmızı madde denk geldi. Üstünde kırmızı kurdeleleri vardı. Kenarları siyah dantelliydi. Ancak 34 bedene olabilecek derecede küçük ve şeker bir "don". Allah'ım nasıl bir koşuştur donun yanına. Balımı çağırdım hemen baya inceledik falan. Adamın biri kıl oldu o ayrı. Sonra balım çok takıldı bu duruma. Hatta uzunca bir süre bana yavşadı. Lezo değilim lan ben eheheh deyip tüydüm tabi o da bir şey. Hormonları alt üst sanırım ya. Bir kadında öyle bir etki yaptı. Erkekte düşünemiyorum!! ;)

maNga geliyormuş gençler doğru mudur?

Geçen günlerde taa Sbs'den önce maNga'nın Adana'ya geleceğini öğrenmiştim. Dedim bir hatırlatayım.. Yani eğer Adana'daysanız ve gelmiyorsanız sakın bana çaktırmayın. Mutluyum huzurluyum ulalalala...
Bu arada bugün takılıyorduk annemle dolmuşların çoğunda Emre Aydın konser afişi gördüm. Şey belki de yeni çağa ayak uyduruyoruz artık arabesk değil Emre Aydın dinleyecek şoförler!! sadadsad... Neyse işte zaten Mersin'e geliyormuş. Çok tatlıdır kendileri.